"YARGI BAĞIMSIZLIĞINA VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE BİR DARBE DAHA"

KONU: Adli  Kolluk Yönetmeliğindeki değişiklik ve Emniyet Genel Müdürlüğünün gazetecilere getirdiği yasakla  ilgili basın açıklaması

İktidar temsilcileri,  son yaşanan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda görev alan polisler nezdinde "neden yasaları çiğneyerek üstlerinize ve dolayısıyla bize haber vermediniz" gibi hukuk dışı bir sorgulama  yapmış ve  Emniyet Birimlerinde adeta deprem etkisi yaratan görevden alma ve atamalar yaparak, soruşturmaya dolayısıyla yargılamaya  açıkça müdahale etmiştir.

İktidar temsilcileri bununla  yetinmeyerek soruşturma devam ederken, çok kısa bir süre önce  Adli Kolluğu düzenleyen  yönetmeliği değiştirerek soruşturmalarda Vali ve Kaymakam'a da  bilgi vermesi zorunluluğunu  getirmiş  olup , yönetmelik değişikliği  Anayasanın başlangıç bölümündeki Kuvvetler Ayrılığı ilkesine , 2.maddesindeki Hukuk Devletine , keza çok temel bir ilke olan Yargı Bağımsızlığı ilkesine  ; CMK.157. ve 164. maddelerine  açıkça aykırıdır.Kamuoyundaki algı bundan sonra  benzer soruşturmaların olabileceği ve bunların etkisiz kılınması çabasıdır.

Kolluk kuvvetleri,  suçun işlenmesinden önceki evrede , suçla mücadelede   İdari açıdan en büyük mülki amire ( Vali ,Kaymakam) bağlı olup bu kapsamda emir ve talimat alırlar. Suç işlendikten sonra suçla ilgili soruşturma yetkisi tamamen Cumhuriyet Savcısına ait olup kolluk kuvvetleri  soruşturmalarda  Savcının emir ve talimatları ile adli görevli sayılmakta ve bu görevleri  dolayısıyla sadece  Savcıdan emir ve talimat almakta, dolayısıyla Savcıya bilgi vermektedirler.

İktidar temsilcilerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyecek bir soruşturmayı başlatan Cumhuriyet Savıcısının  soruşturmada görevlendirdiği kolluk kuvvetlerinin Vali'ye haber vermesi  durumunda  Vali'nin  de üst hiyerarşik yapıda bağlı bulunduğu iktidar temsilcilerine  haber vermesi  kaçınılmaz olacağından ,  soruşturmaların bundan sonra nasıl olacağını  tahmin etmek çok zor değildir.

Ama bu  değişikliğin    uygulama alanı olmadığını düşünüyoruz. CMK.157.md  ile  özellikle  164/2 - 3. fıkralar çok açıktır. Adli görevli olacak  kolluk kuvvetlerinin eskiden olduğu gibi yine soruşturma ile ilgili  Vali ya da Kaymakam'a  bilgi vermesi ya da onlardan talimat alması mümkün değildir.Aksi takdirde CMK'nın açık hükümleri en önemlisi soruşturmanın gizliliği ilkesi ihlal edilmiş olacaktır.

Bu  hukuk  dışı  uygulamalara Emniyet Genel Müdürlüğünün  tüm ülke çapında gazetecilerin  Emniyet Müdürlüğü Hizmet  Binalarına  girmesini yasaklayan genelgesi  eklenmiş ve  Anayasa'nın 28. maddesindeki Basın Özgürlüğü açıkça ihlal edilmiştir.Alelacele  basına getirilen bu yasaklama halkın gerçekleri öğrenmesini, kamuoyunun bilgilendirilmesini engelleme girişimidir. Basının özgür olmadığı bir yerde demokrasiden ve  özgürlükten bahsedilemez.Bu genelge de  başta Anayasa olmak üzere bir çok yasaya aykırıdır.  

Yönetmelik değişikliği  iktidarın yargıya yeni bir darbesidir, yargıyı tamamen  iktidara  bağlı kılmanın son aşamasıdır.  Yasaklayıcı genelge de basın özgürlüğüne yeni bir darbedir. Yargı ve Basın iktidarı denetleyen çok önemli unsurlardır.  Ama iktidar hiçbir şekilde  denetlenmek , kamuoyu  ve hukuk önünde hesap vermek istememekte,hukuksuzluğu kural haline getirmekte, Kuvvetler ayrılığını, demokratik hukuk devletini yok etmektedir.

Kamuoyuna saygılarımızla.

Av.Rıza ÖZTEKİN

ESKİŞEHİR BAROSU BAŞKANI

Web Tasarım | Eskişehir Web Tasarım